klostrofobi

sınırları bulunan, kapalı olan yerlere karşı büyük bir korku duyma durumunu, yani klostrofobiyi bilirsiniz. bu fobiden muzdarip olanlar çoğunlukla asansör, uçak gibi küçük sınırları olan alanlardan korktuklarını, öyle yerlerde nefeslerinin kesildiğini, paniklediklerini söylerler. sınırları daha da genişletip bu fobiyi daha büyük alanlara taşıyanlar da vardır, ve bu sınırın daha ne kadar genişleyebileceğini de bilemeyiz.

sokakta yürürken kapalı bir alanda olduğunuzu düşünür müsünüz? hayır mı…haklısınız belki de, yukarıda masmavi gökyüzü, karşınızda sınırsınız görünen denizler ve yollar var. burada neyin kapalılığından bahsedebiliriz ki..

ama tuhaf hissediyorum yine de.. küçük alanlarda kapalı kalmaktan daha önce hiç korkmadım sanırım, ama mesela sokaktayken bazen boğulduğum, paniklediğim oluyor. kendimi tam anlamıyla bir yerde tıkılı kalmış gibi hissediyorum. bir sınırın varlığını seziyorum. evet, bir sınır var, her şeyde bulunuyor. tüm o sokaklar, ormanlar ve denizler sınırsız mı? hayır, hayır.. hepsinin sınırı var. hepsi soluk mavi noktanın içinde tıkılı kalmış, anlıyor musunuz.. bir gezegenin içinde tıkılı kaldık, gözümüze büyük gelen minicik bir noktada yaşıyoruz.. ben bunları düşünürken klostrofobik olduğumu, sadece sınırları çok büyüttüğüm için daha önce fark etmediğimi düşünüyorum.

dünya’dan çıkabilsem, uzay boşluğunda gezinsem hala korkar mıydım? bir süre sonra orası da korkunç gelirdi galiba. kocaman sınırları bulunan evrenin içinde olduğu için panikleyen bir toz zerresinden farksız olurdum… ama bu hale gelmem dünya’nın sınırlarından korkmaya başladığım ana göre çok daha uzun sürerdi. evrenin sınırlı olduğunu nereden biliyorum bir defa? birden fazla evrenin olmadığını nereden biliyorum veya, ve eğer evrenler varsa bunların bulunması gereken yeni bir küme olması gerektiğini söyleyemez miyim? ve belki onun da, ve diğerinin de…ne bileyim..

sınırları olmayan tek bir yer göremiyorum. mekanları geçtim, hayattaki hiçbir şeyin sınırsız olduğunu söyleyemeyiz ki. sınırlılığın neden bu kadar korkunç geldiğini tam olarak kavrayamıyorum hiç. sadece, bazı zamanlar bir şeylerin bu denli sınırlı olmasının ‘anlam’ı da öldürdüğünü hissediyorum. anlam kaybolduğu zaman insanların savrulmaya ne kadar hazır hale geldiklerini de biliyorum. sanırım farklı bakmak gerekiyor olaylara, sonluluk bizi bu hale getirmemeli en azından. sınırlardan da bu denli korkmamalıyım, korkmamalıyız. bu devasa çaplı klostrofobiyi yenmek adına, bir sınırsızlık bulmak olacak tek çare öyleyse!(ve uzay gemisine biner. tek başına.)

Reklamlar

klostrofobi” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s