alfred bester-yıkıma giden adam

“gerilim, kaygı ve anlaşmazlık vaktidir.. 8 sör 7 sör..1 sör. sen sor, dedi sensör.” 

cümlelerini tekrarlayıp duruyorum yıkıma giden adam kitabıyla tanıştığımdan beri. sonra diyorum ki, acaba beni de mi etkisi altına aldı bu sözler, acaba benim beynime de mi bir bariyer etkisi yaptı? şu zihin okuyucu esperlerden koruyan türden bariyerlerden bahsediyorum.. sonra bunları bir yana bırakıp, yıkıma giden adamın bana düşünce ve hayal yönünden kattıklarını gözden geçirdiğimde daha da çok büyüleniyorum. 1952’den gelen bir kitabın bu denli etkili olabilmesi, insanın düşünce kıvrımlarına yepneyi boyutlar ekleyebilmesi her şeyden daha büyüleyici geliyor bazen. 

okuyucu zaten yıkıma giden adam’a başladığı ilk andan itibaren bambaşka bir şeyle karşılaşacağını farkediyor. bilimkurgudaki yeni dalga akımına ait önemli yapıtlar vermiş bir adamdan da aksi beklenemezdi değil mi? yeni dalga akımında bilimkurguya sosyal bilimler daha fazla dahil edilmeye çalışılıyordu, yıkıma giden adamda da özellikle psikolojik terimlere sıkça rastlıyoruz ve bu, kitabı daha da mükemmel bir hale getiriyor. bunun yanında alfred bester’ın olayları adeta çizgi roman sayfasından fırlamışçasına anlatması da romana ayrı bir güzellik katıyor. bester’ın bu yeteneği, kendisinin çizgi roman yapımıyla da uğraşmasından kaynaklanıyormuş.

peki kim bu yıkıma giden adam? aslında hepimiz.. ama kitaptakini diyorsanız, o kişi ben reich. 24. yüzyılın en zengin insanlarından, kapitalizm dağının en tepesinde duran bir adam. bir cinayet işlemek istemesiyle başlıyor her şey, ya da bundan önce reich’in kabuslarını kaplayan yüzü olmayan adam tüm bunların başlangıcı. evet, evet o.. okuyucunun tasavvur etmeye çalışırken bile paniklemesine neden olan meşhur yüzü olmayan adam tüm bunların sebebi.. 

kitabın son birkaç bölümünü asla unutmayacağım sanırım. özellikle o son sayfayı ‘farkındalık’ denen şeye ne zaman ihtiyaç duysam, okuyacağım.

kitapta daha bunun gibi bir sürü ‘müthiş kısım’ bulunuyor, kitaplarda o tarz kısımları gördüğümde sayfanın altını küçük bir kıvrım yapıyorum, yıkıma giden adam bu kıvrımlarla dolu işte. ve gerilim..korku..ve anlaşmazlıkla..ve sen sor dedi sensör!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s